<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fizik Hakkında</title>
	<atom:link href="http://www.fizikhakkinda.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fizikhakkinda.com</link>
	<description>Fizik, fizik eğitimi, bilim ve teknloji alanları hakkında makale, yazı, resim, video içeriklerinin bulunduğu güncel blog sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Mar 2012 01:38:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Madde</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/lise-fizik/madde.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/lise-fizik/madde.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Mar 2012 01:12:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lise 1]]></category>
		<category><![CDATA[Lise Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[çözünürlük]]></category>
		<category><![CDATA[erime sıcaklığı]]></category>
		<category><![CDATA[kaynama sıcaklığı]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[Madde Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Maddelerin ayırtedici özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Maddelerin ortak özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[özkütle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=815</guid>
		<description><![CDATA[Madde: Hacmi ve kütlesi olan her şey maddedir. Örnek; taş, hava, su, Güneş, köpek, tuz&#8230;&#8230;&#8230; Madde olmayanlara örnek: Işık, ısı, ses, &#8230;. gibi hacmi ve kütlesi olmayan enerjiler. Madde 3]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="left"><strong>Madde</strong>: Hacmi ve kütlesi olan her şey maddedir. Örnek; taş, hava, su, Güneş, köpek, tuz&#8230;&#8230;&#8230; Madde olmayanlara örnek: Işık, ısı, ses, &#8230;. gibi hacmi ve kütlesi olmayan enerjiler. Madde 3 farklı fiziksel halde bulunabilir. Katı, sıvı, gaz. Katı halde moleküller arası boşluk azdır ve moleküller birbirine sıkı halde bağlanmıştır.</div>
<div align="left"></div>
<div align="left">
<p>Aşağıdaki animasyonda suyun 3 hali ; buz ,su, buhar için moleküllerin durumu gösterilmiştir. Kırmızı nokta oksijen atomunu, maviler ise hidrojen atomlarını gösterir. (H2O). Hal değiştirme ile maddenin moleküler yapısı değişmez. Yani H2O molekülü 3 hal için de aynıdır. Hiç bir halde H ve O atomları birbirinden ayrılmamıştır. Sadece moleküllerin birbirlerine göre konumları ve uzaklıkları değişir. Moleküllerin yapısı değişmeden konumları değişiyorsa buna fiziksel değişme denir.</p>
<p><object width="HEIGHT=" height="240" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="quality" value="best" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="src" value="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2012/03/Maddenin-3-Hali.swf" /><param name="pluginspage" value="http://www.macromedia.com/shockwave/download/index.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" /><embed width="HEIGHT=" height="240" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2012/03/Maddenin-3-Hali.swf" quality="best" wmode="transparent" pluginspage="http://www.macromedia.com/shockwave/download/index.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" /></object></p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<div align="center">
<div align="left">
<p><strong>Maddelerin ortak özellikleri: </strong>Bütün maddelerde bulunan özellikler. Her madde bu özelliklere sahiptir.</p>
</div>
</div>
<ol>
<li>
<div align="left">hacim</div>
</li>
<li>kütle</li>
<li>eylemsizlik</li>
<li>tanecikli ve boşluklu yapı</li>
</ol>
<p>Ortak özellikler maddenin cinsine bağlı değil, miktarına bağlıdır. Örneğin hacim. Demirin ve Bakırın hacimleri bunların miktarına bağlıdır. Demirin hacmi 100 cm<sup>3</sup> olmalıdır diye bir şey söylemek yanlış olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Maddelerin ayırtedici özellikleri:</strong> Her maddede bulunan ve ölçülebilen , fakat her bir madde için farklı özelliklere sahip niceliklerdir.</p>
<ol>
<li>özkütle</li>
<li>erime sıcaklığı</li>
<li>kaynama sıcaklığı</li>
<li>öz ısı</li>
<li>genleşme katsayası</li>
<li>çözünürlük</li>
</ol>
<p>Ayırt edici özellikler maddenin miktarına bağlı değil cinsine bağlıdır. Örneğin, demirin özkütlesi belli bir sıcakılk ve basınç altında 7,8 g/cm<sup>3</sup>dür. Demirin miktarı ne olursa olsun bu özellik değişmez. Bütün demirler bu özelliği taşır. Fakat bakır için özkütle 7,8 değil 5,4 g/cm<sup>3</sup>dür. Yani özkütle maddenin cinsine göre değişiklik gösterir. Miktar önemli değil dir. 100 gram bakırın da özkütlesi 5,4 g/cm<sup>3</sup>dür, 500 gram bakırın da.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/lise-fizik/madde.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>50 bin yıl önce yok oldular</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/haberler/50-bin-yil-once-yok-oldular.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/haberler/50-bin-yil-once-yok-oldular.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2012 16:19:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[50 bin yıl önce yok oldular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=692</guid>
		<description><![CDATA[Uluslararası bilim insanlarından oluşan bir araştırma ekibi, Avrupa’daki Neandertal nüfusunun yok oluş süreciyle ilgili yeni bulgulara ulaştı. Neandertallerin 50 bin yıl önce yok olma tehlikesi yaşadığı ve yeni koloniler kurarak]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası bilim insanlarından oluşan bir araştırma ekibi, Avrupa’daki Neandertal nüfusunun yok oluş süreciyle ilgili yeni bulgulara ulaştı. Neandertallerin 50 bin yıl önce yok olma tehlikesi yaşadığı ve yeni koloniler kurarak 10 bin yıl daha hayatta kalabildiği anlaşıldı</p>
<p>Bilim insanları, modern insanın Avrupa’ya varışına kadar, Neandertallerin Avrupa’da yüzbinlerce yıl yaşadığı inancının yeniden gözden geçirilmesini istedi.</p>
<p>Molecular Biology ve Evolution dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, 50 bin yıl önce Avrupa’da hayatta kalabilen Nendertal nüfusu Orta ve Batı Avrupa’da yeni yerleşimler kurdu. Neandertaller, Homo Sapiens henüz Avrupa’ya varmadan, 10 bin yıl daha hayatta kalmayı başardı.</p>
<p>İsveç’in başkenti Stockholm ve Uppsala kentiyle, İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen çalışmaların ardından yeni bilgilere ulaşan İsveçli ve İspanyol araştırmacılar, Neandertallerin, modern insanlarla karşılaşmadan çok uzun bir süre önce yok olmakla burun buruna geldiğini ifade etti.</p>
<p>İsveç Ulusal Tarih Müzesi yetkilisi Love Dalen, “Avrupa’daki Neandertal nüfus ilk önce yok olma sınırına geldi ancak toparlanmayı başardılar&#8230; Anladığımız o ki, Neandertaller Buz Çağı’nda yaşanan iklim değişikliğinden sandığımızdan çok daha fazla etkilenmiş” dedi.</p>
<p>GENETİK ÇEŞİTLİLİK KALMADI<br />
İspanya’nın kuzeyindeki Neandertal fosilleri üzerinde analizler yapan araştırmacılar, eski insanların, Avrupa’da var oldukları son 10 bin yıl içinde genetik çeşitliliklerinin önemli derecede azaldığını fark etti.</p>
<p>Uppsala Üniversitesi’nden Anders Götherström, “Asya’da yaşamış olan eski Neandertaller, modern insanlar kadar fazla genetik çeşitliliğe sahipti. Buna rağmen, Avrupa’daki Neandertallerin genetik çeşitliliği, İzlanda’daki modern insanların ki kadar bile çok değil” dedi.</p>
<p>Araştırnada incelenen DNA’ların ciddi derecede bozulmuş olması nedeniyle, bilim insanları laboratuar analizlerinin yanı sıra bilgisayar modellerinden de faydalandı. Araştırma ekibinde aynı zamanda iastatistikçiler, DNA dizilimi uzmanları ve ABD, İspanya ve Danimarka’dan paleoantropolojistler katıldı.</p>
<p>Madrid Complutense Üniversitesi’nden Juan Luis Arsuaga, “Birçok bilim dalının yer aldığı bu tarz bir araştırma, evrim basamaklarımızı anlamak konusunda çok önemli. Son yıllarda şaşırtıcı birçok bulgu elde ettik, önümüzdeki yıllarda da böyle olacağına inanıyorum” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/haberler/50-bin-yil-once-yok-oldular.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Su kütlesinin, yerçekimsiz ortamda dağılmadan küre şeklini alması</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/soru-cevap/su-kutlesinin-yercekimsiz-ortamda-dagilmadan-kure-seklini-almasi.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/soru-cevap/su-kutlesinin-yercekimsiz-ortamda-dagilmadan-kure-seklini-almasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 00:54:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[soru - cevap]]></category>
		<category><![CDATA[küre şeklini alması]]></category>
		<category><![CDATA[Su kütlesi]]></category>
		<category><![CDATA[yerçekimsiz ortam]]></category>
		<category><![CDATA[yerçekimsiz ortamda dağılmadan küre şeklini alması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=660</guid>
		<description><![CDATA[Suyu ağırlıksız ortamda dağılmaktan koruyan şeyin su molekülleri arasındaki kuvvetler olduğunu öncelikle belirtelim. Üstelik bu kuvvetler, katı halden sıvı hale geçildiğinde pek fazla değişmezler. Bunu anlamanın en basit yolu faz]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Suyu ağırlıksız ortamda dağılmaktan koruyan şeyin su molekülleri arasındaki kuvvetler olduğunu öncelikle belirtelim. Üstelik bu kuvvetler, katı halden sıvı<br />
hale geçildiğinde pek fazla değişmezler. Bunu anlamanın en basit yolu faz değişimi<br />
için gerekli ısılara bakmak. Bir gram buzu (0 °C&#8217;de) eritmek için 80 kalori<br />
ısı harcamak gerekiyor. Buna karşın, bir gram suyu (100 °C&#8217;de) buharlaştırmak<br />
içinse 540 kalori gerekir. Bu ısılar, moleküller arasındaki bağları zayıflatmak<br />
için gerekli enerji olarak yorumlanırsa, buradan erime sırasında su molekülleri<br />
arasındaki bağın ancak yedide bir kadarı zayıflıyor anlamını çıkarabiliriz.<br />
Su dışındaki diğer bütün maddelerde de durum aynı. Kısacası, moleküller arasındaki<br />
kuvvetlerin büyüklüğü açısından, sıvılar katılardan pek farklı değil.<span id="more-660"></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img src="http://www.biltek.tubitak.gov.tr/merak_ettikleriniz/astronot1.gif" alt="" width="150" height="104" /></p>
<p>Sıvıyı küre şekline sokmaya çalışan kuvvete &#8220;yüzey gerilimi&#8221; deniyor.<br />
Sıvı içindeki herhangi bir molekül, her taraftan diğer moleküllerle çevrili<br />
olduğu için, yani her yöne ortalama olarak eşit miktarda çekildiği için, yine<br />
&#8220;ortalamada&#8221; herhangi bir kuvvet hissetmez. Ama sıvının yüzeyinde<br />
olan moleküller, sadece sıvının olduğu taraflardan çekildiği için, bunları sıvının<br />
içine çeken net bir kuvvetin varlığından söz etmek mümkün. Böylece, moleküller<br />
arasındaki etkileşim, sıvının yüzeyini içeri doğru çeken net bir kuvvete neden<br />
oluyor.</p>
<p>Bu kuvvet, aynı zamanda sıvının yüzeyini mümkün olduğu kadar küçültmeye çalışıyor.<br />
Yüzeydeki moleküllerin bir taraflarının boş olması, bu moleküllerin içerdekilere<br />
göre daha fazla enerjiye sahip olması anlamına geliyor. Öyleyse bir sıvının<br />
ne kadar büyük yüzeyi varsa, yüzey molekülleri toplam enerjiyi o kadar artırırlar.<br />
Bütün fiziksel sistemler, enerjilerini azaltacak şekilde hareket ettiği için,<br />
sıvılar yüzey alanlarını küçültmeye çalışırlar. Bu anlamda yüzey, şişirilmiş<br />
bir balon gibi düşünülebilir. Balonun, içerdeki havayı sıkıştırması ile yüzey<br />
alanını küçültmeye çalışması aslında aynı şey.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img src="http://www.biltek.tubitak.gov.tr/merak_ettikleriniz/astronot2.gif" alt="" width="200" height="145" /></p>
<p>Bu olgu kendini en açık biçimde, yerçekimi kuvvetinin olmadığı, ağırlıksız ortamlarda<br />
gösterir. Böyle bir durumda sıvının alacağı şekil iki bin yıldır bilinen eski<br />
bir matematik problemine dönüşür: Sabit hacimli bir cisim, hangi şekli aldığında<br />
en küçük yüzey alanına sahip olur? Bu sorunun çözümü ileri matematik gerektirse<br />
de, yanıtı oldukça basit: küre.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img src="http://www.biltek.tubitak.gov.tr/merak_ettikleriniz/astronot3.gif" alt="" width="125" height="147" /></p>
<p>Üstelik, aynı olayı Dünya üzerinde de görmek mümkün. Musluktan damlayan, yağ<br />
içinde yüzen ya da cam üzerinde yoğunlaşan su damlaları, hatta çaydanlıkta kaynayan<br />
suyun içindeki kabarcıklar; aynı olgu nedeniyle mümkün olduğu kadar küreye yakın<br />
şekillere girmeye çalışırlar. Bu tip yerlerde diğer kuvvetler de (yerçekimi,<br />
sürtünme, kaldırma kuvveti vs.) işin içine girdiği için, ideal şekil mükemmel<br />
bir küre değildir.</p>
<p>Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta şu: Yüzey geriliminin kendini açık<br />
bir şekilde gösterebilmesi için, yüzey enerjisi diğer enerjilere oranla büyük<br />
olmalı. Bu da, yüzeyin hacme oranı büyük olduğunda mümkün oluyor. Yüzey/hacim<br />
orantısını bir küre için hesaplarsanız, küre küçüldüğünde oranının büyüdüğünü<br />
görürsünüz. Kısacası, su damlalarınız ne kadar küçükse, yüzey gerilimi o oranda<br />
etkin olur ve damlalar mükemmel küre şeklini almaya başlar. Tabii, uzaydaki<br />
ağırlıksız ortamda, diğer kuvvetler olmadığı için, su kütlesinin ne kadar büyük<br />
olduğu önemli değil.</p>
<p>Yüzey gerilimi bütün sıvılarda ve her sıcaklıkta vardır. Belki değişen sıcaklık<br />
ve sıvı içindeki yabancı moleküller (sudaki sabun gibi) yüzey geriliminin büyüklüğünü<br />
değiştirebilir, ama nitel etki her zaman aynıdır. Yani, erimiş demir de uzayda<br />
küre şeklini alacaktır.</p>
<p>Üstelik aynı olgunun katı cisimlerde de var olduğunu söylemek mümkün, ama önemli<br />
bir farkla: Yüzey enerjisi yüzeyin hangi doğrultuda yöneldiğine bağlı olduğu<br />
için, katının en ideal şekli bir küre değil, fakat simetrik, düzgün yüzlü şekillerdir.<br />
Örneğin tuz kristalleri kırıldıklarında ya da kristal büyütmeyle oluşturulduklarında<br />
düzgün küpler ortaya çıkar.</p>
<p>Gazlarda, moleküller arası etkileşim çok zayıf olduğu için, bu etkileşimlerin<br />
bir sonucu olan yüzey gerilimi de oldukça düşük olmalı (ölçülemeyecek kadar<br />
düşük). Üstelik, gaz genleşip idealliğe yaklaştığında, yüzey gerilimi daha da<br />
düşmeli. Bu nedenle, uzayda kendi haline bırakılan bir gaz kitlesi, bir kere<br />
genleşmeye başlayınca sonsuza kadar genleşmeye devam edecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/soru-cevap/su-kutlesinin-yercekimsiz-ortamda-dagilmadan-kure-seklini-almasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hofmann Tipi ve Benzer Klatratlar</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/fizik-dokumanlari/hofmann-tipi-ve-benzer-klatratlar.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/fizik-dokumanlari/hofmann-tipi-ve-benzer-klatratlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Mar 2011 13:29:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dökümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Pdf]]></category>
		<category><![CDATA[Benzer Klatratlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hofmann Tipi]]></category>
		<category><![CDATA[Hofmann Tipi ve Benzer Klatratlar]]></category>
		<category><![CDATA[konuk molekül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=645</guid>
		<description><![CDATA[Kolak-Konuk (Host-Guest) bileşikleri, konuk molekül ve ana örgü olmak üzere iki bileşenden oluşur. Ana örgü içindeki boşluklarda konuk moleküller yer alır ve genellikle konuk molekül ve ana örgü atomları arasında]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kolak-Konuk (Host-Guest) bileşikleri, konuk molekül ve ana örgü olmak üzere iki bileşenden oluşur. Ana örgü içindeki boşluklarda konuk moleküller yer alır ve genellikle konuk molekül ve ana örgü atomları arasında kimyasal bağ yoktur. Konak &#8211; Konuk bileşikleri bir çok alanda kullanılabilir. Bunlardan bazıları moleküler elek olarak saflaştırma, deniz suyunun damıtılması, izomerlerin ayrılması ve radikallerin ayrılması olarak sayılabilir. Bu çalışmanın amacı konak &#8211; konuk bileşiklerinden olan Hoffman-tipi klatrat ve kompleksler üzerinde yapılan çalışmaların ana bir özetini vermektedir.</p>
<p>Devamını indirmek için : <a href="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2011/03/19916SEVGİ-BAYARI-HAMAN.pdf">TIKLAYINIZ</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/fizik-dokumanlari/hofmann-tipi-ve-benzer-klatratlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Infrared Spektroskopi Yöntemi</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/fizik-dokumanlari/infrared-spektroskopi-yontemi.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/fizik-dokumanlari/infrared-spektroskopi-yontemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2011 15:35:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dökümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Pdf]]></category>
		<category><![CDATA[Infrared Spektroskopi]]></category>
		<category><![CDATA[Infrared Spektroskopi Yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Spektroskopi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=636</guid>
		<description><![CDATA[Molekül yapısının aydınlatılmasında en çok spektroskopi yöntemi kullanılır. Moleküler spektroskopi maddeyle elektromagnetik ışınımın etkileşmesini inceleyen bilim dalıdır. Elektromagnetik ışımının frekansına ve molekülünün değişen enerjisine göre elektromagnetik spektrum bölgelere ayrılabilir. Devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Molekül yapısının aydınlatılmasında en çok spektroskopi yöntemi kullanılır. Moleküler spektroskopi maddeyle elektromagnetik ışınımın etkileşmesini inceleyen bilim dalıdır. Elektromagnetik ışımının frekansına ve molekülünün değişen enerjisine göre elektromagnetik spektrum bölgelere ayrılabilir.</p>
<p>Devamı için <a href="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2011/03/19894SEVGİ-HAMAN.pdf">PDF dosyasını</a> indirebilirsiniz.<br />
<span id="more-636"></span><br />
Dosya alıntıdır: <a href="http://www.efdergi.hacettepe.edu.tr/indexx.asp">http://www.efdergi.hacettepe.edu.tr/indexx.asp</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/fizik-dokumanlari/infrared-spektroskopi-yontemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzaya bir adım daha</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/haberler/uzaya-bir-adim-daha.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/haberler/uzaya-bir-adim-daha.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Oct 2010 23:12:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=630</guid>
		<description><![CDATA[Sir Richard, 3 kilometrelik pistin açılmasıyla düşlerine bir adım daha yaklaştıklarını söyledi. Virgin grubundan yapılan açıklamada, ticari amaçlı ilk uzay yolculuğunun 18 ay içinde gerçekleşebileceği belirtildi. Uzaya 3 saatlik seyahat]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sir Richard, 3 kilometrelik pistin açılmasıyla düşlerine bir adım daha yaklaştıklarını söyledi. Virgin grubundan yapılan açıklamada, ticari amaçlı ilk uzay yolculuğunun 18 ay içinde gerçekleşebileceği belirtildi. Uzaya 3 saatlik seyahat için halihazırda 200&#8242;er bin dolar ödeyen 300 kişi sırada bekliyor. Limanının açılışında uzaya yolcuları taşıyacak &#8220;White Knight 2&#8243; adlı hava aracı da gösteri uçuşu yaptı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/haberler/uzaya-bir-adim-daha.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Thomson Olayı</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/thomson-olayi.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/thomson-olayi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 07:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ne - Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Isı Gradyanı]]></category>
		<category><![CDATA[Peltier]]></category>
		<category><![CDATA[Thomson Olayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=615</guid>
		<description><![CDATA[Isı gradyanı bulunan, bir metal çubuktan bir akım geçirildiğinde, ısı salınır ya da soğurulur. Bu, Thomson olayıdır. Isı gradyanı, metal içinde bir elektrik alanı oluşturur. Thomson olayı, Peltier olayına benzer.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: black;"><span style="font-family: Verdana;">Isı gradyanı bulunan, bir metal çubuktan bir akım geçirildiğinde, ısı salınır ya da soğurulur. Bu, Thomson olayıdır. Isı gradyanı, metal <a href="http://www.nuveforum.net/1292-termodinamik/38514-thomson-olayi/">i</a>çinde bir elektrik alanı oluşturur.</span></span></p>
<p><span style="color: black;"><span style="font-family: Verdana;">Thomson olayı, Peltier olayına benzer. Ancak, Thomson olayında alan bir birleşme noktasıyla (ya da birleşme noktalarıyla) değil, bir sıcaklık gradyanıyla oluşmaktadır. Bir metal çubuktan akım geçirildiğinde, ısı, sıcaklık gradyanıyla ilişkili alanın yönüne bağlı olarak, salınır ya da soğurulur.</span></span><span id="more-615"></span></p>
<p><span style="color: black;"><span style="font-family: Verdana;">Sıcaklık gradyanınm elektrik alanı oluşturması şöyle açıklanabilir: Metal çubuğun bir ucunun ısıtılması, o uçtaki elektronların ısıl hızlarını yükseltir. Bu elektronlar öteki uca akarak, bir elektriksel dengesizlik, dolayısıyle de bir akım yaratırlar.</span></span></p>
<p><span style="color: black;"><span style="font-family: Verdana;">Bir bakır tel kullanıldığında akım, telin soğuk bölümünden sıcak bölümüne geçtikçe, ısı soğurur. Bu yüzden, telin sıcaklık dağılımını aynı tutmak <a href="http://www.nuveforum.net/1292-termodinamik/38514-thomson-olayi/">i</a>çin, tele ısı vermek gerekir. Sıcak bölgeden soğuk bölgeye akım geçen telde, ısı salınır.</span></span></p>
<p><span style="color: black;"><span style="font-family: Verdana;">Akımı oluşturan elektrik yükleri telden geçtikçe, ısınacaklarından ya da soğuyacaklarından, ısı alıp, ısı vereceklerdir. Ama bu durum, bir demir telde bozulur. Akım, telin sıcak bölümüne doğru hareket ettikçe. ısı verir (ya da soğuğa doğru aktıkça ısı alır).</span></span></p>
<p><span style="color: black;"><span style="font-family: Verdana;">Thomson olayının kullanım alanı sınırlıdır. Ama 1850 yıllarında William Thomson (Lord KELVİN) tarafından bulunması, bilimsel bakımdan çok önemli olmuştur.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/thomson-olayi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peltier Etkisi ve TEC Modül</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/peltier-etkisi-ve-tec-modul.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/peltier-etkisi-ve-tec-modul.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 07:00:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ne - Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Peltier Etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Peltier Etkisi ve TEC Modül]]></category>
		<category><![CDATA[TEC Modül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=612</guid>
		<description><![CDATA[1834’de Peltier iki metalin ekleminde bir akım geçirildiğinde, akım bir yönde aktığında eklemde ısının yutulduğunu, akımın yöne ters çevrildiğinde ise ısının açığa çıktığını bulmuştur. Yarı iletken halinde elektron enerji farkı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1834’de Peltier iki metalin ekleminde bir akım geçirildiğinde, akım bir yönde aktığında eklemde ısının yutulduğunu, akımın yöne ters<br />
çevrildiğinde ise ısının açığa çıktığını bulmuştur. Yarı iletken halinde elektron enerji farkı daha büyük olabilir ve eklemde daha yüksek e.m.k meydana getirir.</p>
<p>Bu e.m.k’in boyutu sadece eklemi meydana getiren malzemeye değil, eklemin sıcaklığına da bağlıdır Peltier etkisinde faydalanarak “Peltier effect” p-n eklemlerininin seri olarak bağlanmasıyla TEC “Termo elektrik soğutucu” modül oluşturulur. [Şekil 1.1]<span id="more-612"></span></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2010/04/peltier_cpu_sogutucu.gif"><img class="alignnone size-full wp-image-836" title="peltier_cpu_sogutucu" src="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2010/04/peltier_cpu_sogutucu.gif" alt="" width="300" height="264" /></a></p>
<p style="text-align: left;">TEC özellikle yeni nesil bilgisayar işlemcilerinin soğutulmasında ve araç tipi buzdolaplarının yapımında kullanılır. Bağlantı uçlarına DC akım uygulandığı zaman, bir yüzey soğurken diğer yüzey ısınır. Watt olarak güçlerine ve boyutlarına göre çeşitli tip ve modellerde üretilir. [Şekil 1.2]</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: left;">TEC modülün iki yüzünün faklı sıcaklıklarda olması, ve akımın yönünün değiştirilmeyle yüzey sıcaklıklarının da değişmesi, katılarda ısı iletim katsayısını hesaplanmasında kullanılabilecek bir özelliktir. Üzerinde çalışılan TEC- 12706T125 TEC modülünün boyutları 4 x 4 cm boyutlarındadır. Modüle Vmax 15.4 Volt DC gerilim ve Imax=6 Amper akım uygulandığında modül Q=51.4 watt ısı enerjisi elde edilir. Oda şartlarında ∇T=70 °C sıcaklık ortaya çıkar. Termo elektrik modülün bilinen Q değeri ve üzerine verilen DC gerilim ile ΔT=70 °C kadar ısınması, katı cisimlerin ısı iletim katsayısının bulunmasında kullanılacak deney cihazının temelini oluşturur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/peltier-etkisi-ve-tec-modul.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

