<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fizik Hakkında</title>
	<atom:link href="http://www.fizikhakkinda.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fizikhakkinda.com</link>
	<description>Fizik, fizik eğitimi, bilim ve teknloji alanları hakkında makale, yazı, resim, video içeriklerinin bulunduğu güncel blog sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Nov 2011 00:54:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Su kütlesinin, yerçekimsiz ortamda dağılmadan küre şeklini alması</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/soru-cevap/su-kutlesinin-yercekimsiz-ortamda-dagilmadan-kure-seklini-almasi.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/soru-cevap/su-kutlesinin-yercekimsiz-ortamda-dagilmadan-kure-seklini-almasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 00:54:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[soru - cevap]]></category>
		<category><![CDATA[küre şeklini alması]]></category>
		<category><![CDATA[Su kütlesi]]></category>
		<category><![CDATA[yerçekimsiz ortam]]></category>
		<category><![CDATA[yerçekimsiz ortamda dağılmadan küre şeklini alması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=660</guid>
		<description><![CDATA[Suyu ağırlıksız ortamda dağılmaktan koruyan şeyin su molekülleri arasındaki kuvvetler olduğunu öncelikle belirtelim. Üstelik bu kuvvetler, katı halden sıvı
hale geçildiğinde pek fazla değişmezler. Bunu anlamanın en basit yolu faz değişimi
için gerekli ısılara bakmak. Bir gram ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Suyu ağırlıksız ortamda dağılmaktan koruyan şeyin su molekülleri arasındaki kuvvetler olduğunu öncelikle belirtelim. Üstelik bu kuvvetler, katı halden sıvı<br />
hale geçildiğinde pek fazla değişmezler. Bunu anlamanın en basit yolu faz değişimi<br />
için gerekli ısılara bakmak. Bir gram buzu (0 °C&#8217;de) eritmek için 80 kalori<br />
ısı harcamak gerekiyor. Buna karşın, bir gram suyu (100 °C&#8217;de) buharlaştırmak<br />
içinse 540 kalori gerekir. Bu ısılar, moleküller arasındaki bağları zayıflatmak<br />
için gerekli enerji olarak yorumlanırsa, buradan erime sırasında su molekülleri<br />
arasındaki bağın ancak yedide bir kadarı zayıflıyor anlamını çıkarabiliriz.<br />
Su dışındaki diğer bütün maddelerde de durum aynı. Kısacası, moleküller arasındaki<br />
kuvvetlerin büyüklüğü açısından, sıvılar katılardan pek farklı değil.<span id="more-660"></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img src="http://www.biltek.tubitak.gov.tr/merak_ettikleriniz/astronot1.gif" alt="" width="150" height="104" /></p>
<p>Sıvıyı küre şekline sokmaya çalışan kuvvete &#8220;yüzey gerilimi&#8221; deniyor.<br />
Sıvı içindeki herhangi bir molekül, her taraftan diğer moleküllerle çevrili<br />
olduğu için, yani her yöne ortalama olarak eşit miktarda çekildiği için, yine<br />
&#8220;ortalamada&#8221; herhangi bir kuvvet hissetmez. Ama sıvının yüzeyinde<br />
olan moleküller, sadece sıvının olduğu taraflardan çekildiği için, bunları sıvının<br />
içine çeken net bir kuvvetin varlığından söz etmek mümkün. Böylece, moleküller<br />
arasındaki etkileşim, sıvının yüzeyini içeri doğru çeken net bir kuvvete neden<br />
oluyor.</p>
<p>Bu kuvvet, aynı zamanda sıvının yüzeyini mümkün olduğu kadar küçültmeye çalışıyor.<br />
Yüzeydeki moleküllerin bir taraflarının boş olması, bu moleküllerin içerdekilere<br />
göre daha fazla enerjiye sahip olması anlamına geliyor. Öyleyse bir sıvının<br />
ne kadar büyük yüzeyi varsa, yüzey molekülleri toplam enerjiyi o kadar artırırlar.<br />
Bütün fiziksel sistemler, enerjilerini azaltacak şekilde hareket ettiği için,<br />
sıvılar yüzey alanlarını küçültmeye çalışırlar. Bu anlamda yüzey, şişirilmiş<br />
bir balon gibi düşünülebilir. Balonun, içerdeki havayı sıkıştırması ile yüzey<br />
alanını küçültmeye çalışması aslında aynı şey.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img src="http://www.biltek.tubitak.gov.tr/merak_ettikleriniz/astronot2.gif" alt="" width="200" height="145" /></p>
<p>Bu olgu kendini en açık biçimde, yerçekimi kuvvetinin olmadığı, ağırlıksız ortamlarda<br />
gösterir. Böyle bir durumda sıvının alacağı şekil iki bin yıldır bilinen eski<br />
bir matematik problemine dönüşür: Sabit hacimli bir cisim, hangi şekli aldığında<br />
en küçük yüzey alanına sahip olur? Bu sorunun çözümü ileri matematik gerektirse<br />
de, yanıtı oldukça basit: küre.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img src="http://www.biltek.tubitak.gov.tr/merak_ettikleriniz/astronot3.gif" alt="" width="125" height="147" /></p>
<p>Üstelik, aynı olayı Dünya üzerinde de görmek mümkün. Musluktan damlayan, yağ<br />
içinde yüzen ya da cam üzerinde yoğunlaşan su damlaları, hatta çaydanlıkta kaynayan<br />
suyun içindeki kabarcıklar; aynı olgu nedeniyle mümkün olduğu kadar küreye yakın<br />
şekillere girmeye çalışırlar. Bu tip yerlerde diğer kuvvetler de (yerçekimi,<br />
sürtünme, kaldırma kuvveti vs.) işin içine girdiği için, ideal şekil mükemmel<br />
bir küre değildir.</p>
<p>Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta şu: Yüzey geriliminin kendini açık<br />
bir şekilde gösterebilmesi için, yüzey enerjisi diğer enerjilere oranla büyük<br />
olmalı. Bu da, yüzeyin hacme oranı büyük olduğunda mümkün oluyor. Yüzey/hacim<br />
orantısını bir küre için hesaplarsanız, küre küçüldüğünde oranının büyüdüğünü<br />
görürsünüz. Kısacası, su damlalarınız ne kadar küçükse, yüzey gerilimi o oranda<br />
etkin olur ve damlalar mükemmel küre şeklini almaya başlar. Tabii, uzaydaki<br />
ağırlıksız ortamda, diğer kuvvetler olmadığı için, su kütlesinin ne kadar büyük<br />
olduğu önemli değil.</p>
<p>Yüzey gerilimi bütün sıvılarda ve her sıcaklıkta vardır. Belki değişen sıcaklık<br />
ve sıvı içindeki yabancı moleküller (sudaki sabun gibi) yüzey geriliminin büyüklüğünü<br />
değiştirebilir, ama nitel etki her zaman aynıdır. Yani, erimiş demir de uzayda<br />
küre şeklini alacaktır.</p>
<p>Üstelik aynı olgunun katı cisimlerde de var olduğunu söylemek mümkün, ama önemli<br />
bir farkla: Yüzey enerjisi yüzeyin hangi doğrultuda yöneldiğine bağlı olduğu<br />
için, katının en ideal şekli bir küre değil, fakat simetrik, düzgün yüzlü şekillerdir.<br />
Örneğin tuz kristalleri kırıldıklarında ya da kristal büyütmeyle oluşturulduklarında<br />
düzgün küpler ortaya çıkar.</p>
<p>Gazlarda, moleküller arası etkileşim çok zayıf olduğu için, bu etkileşimlerin<br />
bir sonucu olan yüzey gerilimi de oldukça düşük olmalı (ölçülemeyecek kadar<br />
düşük). Üstelik, gaz genleşip idealliğe yaklaştığında, yüzey gerilimi daha da<br />
düşmeli. Bu nedenle, uzayda kendi haline bırakılan bir gaz kitlesi, bir kere<br />
genleşmeye başlayınca sonsuza kadar genleşmeye devam edecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/soru-cevap/su-kutlesinin-yercekimsiz-ortamda-dagilmadan-kure-seklini-almasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hofmann Tipi ve Benzer Klatratlar</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/fizik-dokumanlari/hofmann-tipi-ve-benzer-klatratlar.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/fizik-dokumanlari/hofmann-tipi-ve-benzer-klatratlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Mar 2011 13:29:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dökümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Pdf]]></category>
		<category><![CDATA[Benzer Klatratlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hofmann Tipi]]></category>
		<category><![CDATA[Hofmann Tipi ve Benzer Klatratlar]]></category>
		<category><![CDATA[konuk molekül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=645</guid>
		<description><![CDATA[Kolak-Konuk (Host-Guest) bileşikleri, konuk molekül ve ana örgü olmak üzere iki bileşenden oluşur. Ana örgü içindeki boşluklarda konuk moleküller yer alır ve genellikle konuk molekül ve ana örgü atomları arasında kimyasal bağ yoktur. Konak &#8211; ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kolak-Konuk (Host-Guest) bileşikleri, konuk molekül ve ana örgü olmak üzere iki bileşenden oluşur. Ana örgü içindeki boşluklarda konuk moleküller yer alır ve genellikle konuk molekül ve ana örgü atomları arasında kimyasal bağ yoktur. Konak &#8211; Konuk bileşikleri bir çok alanda kullanılabilir. Bunlardan bazıları moleküler elek olarak saflaştırma, deniz suyunun damıtılması, izomerlerin ayrılması ve radikallerin ayrılması olarak sayılabilir. Bu çalışmanın amacı konak &#8211; konuk bileşiklerinden olan Hoffman-tipi klatrat ve kompleksler üzerinde yapılan çalışmaların ana bir özetini vermektedir.</p>
<p>Devamını indirmek için : <a href="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2011/03/19916SEVGİ-BAYARI-HAMAN.pdf">TIKLAYINIZ</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/fizik-dokumanlari/hofmann-tipi-ve-benzer-klatratlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Infrared Spektroskopi Yöntemi</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/fizik-dokumanlari/infrared-spektroskopi-yontemi.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/fizik-dokumanlari/infrared-spektroskopi-yontemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2011 15:35:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dökümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Pdf]]></category>
		<category><![CDATA[Infrared Spektroskopi]]></category>
		<category><![CDATA[Infrared Spektroskopi Yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Spektroskopi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=636</guid>
		<description><![CDATA[Molekül yapısının aydınlatılmasında en çok spektroskopi yöntemi kullanılır. Moleküler spektroskopi maddeyle elektromagnetik ışınımın etkileşmesini inceleyen bilim dalıdır. Elektromagnetik ışımının frekansına ve molekülünün değişen enerjisine göre elektromagnetik spektrum bölgelere ayrılabilir.
Devamı için PDF dosyasını indirebilirsiniz.

Dosya alıntıdır: http://www.efdergi.hacettepe.edu.tr/indexx.asp
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Molekül yapısının aydınlatılmasında en çok spektroskopi yöntemi kullanılır. Moleküler spektroskopi maddeyle elektromagnetik ışınımın etkileşmesini inceleyen bilim dalıdır. Elektromagnetik ışımının frekansına ve molekülünün değişen enerjisine göre elektromagnetik spektrum bölgelere ayrılabilir.</p>
<p>Devamı için <a href="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2011/03/19894SEVGİ-HAMAN.pdf">PDF dosyasını</a> indirebilirsiniz.<br />
<span id="more-636"></span><br />
Dosya alıntıdır: <a href="http://www.efdergi.hacettepe.edu.tr/indexx.asp">http://www.efdergi.hacettepe.edu.tr/indexx.asp</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/fizik-dokumanlari/infrared-spektroskopi-yontemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzaya bir adım daha</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/haberler/uzaya-bir-adim-daha.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/haberler/uzaya-bir-adim-daha.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Oct 2010 23:12:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=630</guid>
		<description><![CDATA[Sir Richard, 3 kilometrelik pistin açılmasıyla düşlerine bir adım daha yaklaştıklarını söyledi. Virgin grubundan yapılan açıklamada, ticari amaçlı ilk uzay yolculuğunun 18 ay içinde gerçekleşebileceği belirtildi. Uzaya 3 saatlik seyahat için halihazırda 200&#8242;er bin dolar ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sir Richard, 3 kilometrelik pistin açılmasıyla düşlerine bir adım daha yaklaştıklarını söyledi. Virgin grubundan yapılan açıklamada, ticari amaçlı ilk uzay yolculuğunun 18 ay içinde gerçekleşebileceği belirtildi. Uzaya 3 saatlik seyahat için halihazırda 200&#8242;er bin dolar ödeyen 300 kişi sırada bekliyor. Limanının açılışında uzaya yolcuları taşıyacak &#8220;White Knight 2&#8243; adlı hava aracı da gösteri uçuşu yaptı. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/haberler/uzaya-bir-adim-daha.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Thomson Olayı</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/thomson-olayi.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/thomson-olayi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 07:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ne - Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Isı Gradyanı]]></category>
		<category><![CDATA[Peltier]]></category>
		<category><![CDATA[Thomson Olayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=615</guid>
		<description><![CDATA[Isı gradyanı bulunan, bir metal  çubuktan bir akım geçirildiğinde, ısı salınır ya da soğurulur. Bu,  Thomson olayıdır. Isı gradyanı, metal içinde  bir elektrik alanı oluşturur.
Thomson olayı, Peltier olayına benzer.  Ancak, Thomson ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: black;"><span style="font-family: Verdana;">Isı gradyanı bulunan, bir metal  çubuktan bir akım geçirildiğinde, ısı salınır ya da soğurulur. Bu,  Thomson olayıdır. Isı gradyanı, metal <a href="http://www.nuveforum.net/1292-termodinamik/38514-thomson-olayi/">i</a>çinde  bir elektrik alanı oluşturur.</span></span></p>
<p><span style="color: black;"><span style="font-family: Verdana;">Thomson olayı, Peltier olayına benzer.  Ancak, Thomson olayında alan bir birleşme noktasıyla (ya da birleşme  noktalarıyla) değil, bir sıcaklık gradyanıyla oluşmaktadır. Bir metal  çubuktan akım geçirildiğinde, ısı, sıcaklık gradyanıyla ilişkili alanın  yönüne bağlı olarak, salınır ya da soğurulur.</span></span><span id="more-615"></span></p>
<p><span style="color: black;"><span style="font-family: Verdana;">Sıcaklık gradyanınm elektrik alanı  oluşturması şöyle açıklanabilir: Metal çubuğun bir ucunun ısıtılması, o  uçtaki elektronların ısıl hızlarını yükseltir. Bu elektronlar öteki uca  akarak, bir elektriksel dengesizlik, dolayısıyle de bir akım yaratırlar.</span></span></p>
<p><span style="color: black;"><span style="font-family: Verdana;">Bir bakır tel  kullanıldığında akım, telin soğuk bölümünden sıcak bölümüne geçtikçe,  ısı soğurur. Bu yüzden, telin sıcaklık dağılımını aynı tutmak <a href="http://www.nuveforum.net/1292-termodinamik/38514-thomson-olayi/">i</a>çin,  tele ısı vermek gerekir. Sıcak bölgeden soğuk bölgeye akım geçen telde,  ısı salınır.</span></span></p>
<p><span style="color: black;"><span style="font-family: Verdana;">Akımı oluşturan elektrik yükleri telden geçtikçe,  ısınacaklarından ya da soğuyacaklarından, ısı alıp, ısı vereceklerdir.  Ama bu durum, bir demir telde bozulur. Akım, telin sıcak bölümüne doğru  hareket ettikçe. ısı verir (ya da soğuğa doğru aktıkça ısı alır).</span></span></p>
<p><span style="color: black;"><span style="font-family: Verdana;">Thomson olayının kullanım  alanı sınırlıdır. Ama 1850 yıllarında William Thomson (Lord KELVİN)  tarafından bulunması, bilimsel bakımdan çok önemli olmuştur.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/thomson-olayi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peltier Etkisi ve TEC Modül</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/peltier-etkisi-ve-tec-modul.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/peltier-etkisi-ve-tec-modul.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 07:00:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ne - Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Peltier Etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Peltier Etkisi ve TEC Modül]]></category>
		<category><![CDATA[TEC Modül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=612</guid>
		<description><![CDATA[1834’de Peltier iki metalin ekleminde bir akım geçirildiğinde, akım bir yönde aktığında eklemde ısının yutulduğunu, akımın yöne ters
çevrildiğinde ise ısının açığa çıktığını bulmuştur. Yarı iletken halinde elektron enerji farkı daha büyük olabilir ve eklemde daha ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1834’de Peltier iki metalin ekleminde bir akım geçirildiğinde, akım bir yönde aktığında eklemde ısının yutulduğunu, akımın yöne ters<br />
çevrildiğinde ise ısının açığa çıktığını bulmuştur. Yarı iletken halinde elektron enerji farkı daha büyük olabilir ve eklemde daha yüksek e.m.k meydana getirir.</p>
<p>Bu e.m.k’in boyutu sadece eklemi meydana getiren malzemeye değil, eklemin sıcaklığına da bağlıdır Peltier etkisinde faydalanarak “Peltier effect” p-n eklemlerininin seri olarak bağlanmasıyla TEC “Termo elektrik soğutucu” modül oluşturulur. [Şekil 1.1]<span id="more-612"></span></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2010/04/TEC.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-611" title="TEC" src="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2010/04/TEC-281x300.jpg" alt="" width="281" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: left;">TEC özellikle yeni nesil bilgisayar işlemcilerinin soğutulmasında ve araç tipi buzdolaplarının yapımında kullanılır. Bağlantı uçlarına DC akım uygulandığı zaman, bir yüzey soğurken diğer yüzey ısınır. Watt olarak güçlerine ve boyutlarına göre çeşitli tip ve modellerde üretilir. [Şekil 1.2]</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2010/04/TEC-p-n-eklemleri.jpg"><img class="size-medium wp-image-613   aligncenter" title="TEC p-n eklemleri" src="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2010/04/TEC-p-n-eklemleri-300x262.jpg" alt="" width="300" height="262" /></a></p>
<p style="text-align: left;">TEC modülün iki yüzünün faklı sıcaklıklarda olması, ve akımın yönünün değiştirilmeyle yüzey sıcaklıklarının da değişmesi, katılarda ısı iletim katsayısını hesaplanmasında kullanılabilecek bir özelliktir. Üzerinde çalışılan TEC- 12706T125 TEC modülünün boyutları 4 x 4 cm boyutlarındadır. Modüle Vmax 15.4 Volt DC gerilim ve Imax=6 Amper akım uygulandığında modül Q=51.4 watt ısı enerjisi elde edilir. Oda şartlarında ∇T=70 °C sıcaklık ortaya çıkar. Termo elektrik modülün bilinen Q değeri ve üzerine verilen DC gerilim ile ΔT=70 °C kadar ısınması, katı cisimlerin ısı iletim katsayısının bulunmasında kullanılacak deney cihazının temelini oluşturur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/peltier-etkisi-ve-tec-modul.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Termoçift ve Ölçümler</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/termocift-ve-olcumler.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/termocift-ve-olcumler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Apr 2010 07:00:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ne - Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[termoçift devresi]]></category>
		<category><![CDATA[Termoçift ve Ölçümler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=608</guid>
		<description><![CDATA[Bu çalışmada sıcaklık ölçme yöntemi olarak termoçift (thermocouples) incelenmiştir. Piyasada en çok kullanılan termoçift telleri; Cu- Kostantan, Fe-konstantan, Alumel- Kromel, Pt-Pt (radyum)&#8217;dur. Bunlar derece başına 40-50 mikrovoltluk emk oluştururlar. Bu değer oldukça küçük olduğu için ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu çalışmada sıcaklık ölçme yöntemi olarak termoçift (thermocouples) incelenmiştir. Piyasada en çok kullanılan termoçift telleri; Cu- Kostantan, Fe-konstantan, Alumel- Kromel, Pt-Pt (radyum)&#8217;dur. Bunlar derece başına 40-50 mikrovoltluk emk oluştururlar. Bu değer oldukça küçük olduğu için bazen daha duyarlı bir ölçü aleti kullanılarak doğrudan ölçüm yapılır. Bazen de, bu emk (voltaj) bir yükselteç devresi ile 100-500 kat yükseltilerek daha rahat ölçülebilecek seviyeye ulaştırılır. Tipik bir termoçift devresi Şekil 1&#8242;de verilmiştir.<span id="more-608"></span></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2010/04/Bir-termoçift-düzeneği-A-Konstantan-tel-B-bakır-tel.jpg"><img class="size-medium wp-image-609   aligncenter" title="Bir termoçift düzeneği A Konstantan tel B bakır tel" src="http://www.fizikhakkinda.com/uploads/2010/04/Bir-termoçift-düzeneği-A-Konstantan-tel-B-bakır-tel-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Bazı sistemlerde tek kavşak vardır ve referans oda sıcaklığıdır. Yukarıdaki sistemde ise 0 °C (su+buz karışım) referans noktasıdır. Birinci kavşak buraya konur. Diğer kavşak, sıcaklığı ölçülecek yere konur. Digital ve ticari sıcaklık ölçme cihazlarında tek kavşaklı termoçift kullanılır. Cihaz içindeki bir elektronik devre, oda sıcaklığını 0 °C ye indiren bir kompanzasyon sistemine sahiptir. Bu nedenle gerçek sıcaklık okunur. Sadece voltaj (potansiyel farkı- emk) ölçen bir cihazla, tek kavşaklı bir termoçiftle ölçüm yapılırsa, bulunan<br />
değere, oda sıcaklığının eklenmesi gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/ne-nedir/termocift-ve-olcumler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nükleer silahlar İstanbul&#8217;da</title>
		<link>http://www.fizikhakkinda.com/haberler/nukleer-silahlar-istanbulda.html</link>
		<comments>http://www.fizikhakkinda.com/haberler/nukleer-silahlar-istanbulda.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2010 23:11:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikhakkinda.com/?p=624</guid>
		<description><![CDATA[ABD Başkanı Barack Obama’nın, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu NATO ülkelerindeki nükleer silahları çekmesiyle ilgili tartışmalar gündemdeyken, emekli büyükelçi Baytok, İstanbul ve Karadeniz’deki askeri cephaneliklerde taktik nükleer silahların bulunduğunu söyledi.
EMEKLİ Büyükelçi Taner Baytok, Türkiye’deki nükleer silahların ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Barack Obama’nın, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu NATO ülkelerindeki nükleer silahları çekmesiyle ilgili tartışmalar gündemdeyken, emekli büyükelçi Baytok, İstanbul ve Karadeniz’deki askeri cephaneliklerde taktik nükleer silahların bulunduğunu söyledi.</p>
<p>EMEKLİ Büyükelçi Taner Baytok, Türkiye’deki nükleer silahların demode olduğunu ancak hâlâ kullanılabilecek durumda olduğunu vurgulayarak, “Bu silahlar Türkiye’den gitmeli. Ama öbür taraftan Türkiye’nin ABD’nin nükleer şemsiyesi altında kalması önemli” dedi.<span id="more-624"></span></p>
<p><strong>KORUMA AMAÇLIYDI</strong></p>
<p>Baytok, ABD yönetimi tarafından taktik nükleer silahlarda indirime gidileceği ve Türkiye’dekilerin de bu çerçevede  kaldırılmasının gündeme gelmesiyle ilgili olarak çarpıcı açıklamalarda bulundu. Baytok, Türkiye’de nükleer silah bulunduğunu belirterek “Soğuk Savaş döneminde ,Varşova Paktı’nın olası Türkiye saldırısına karşı ve Türkiye’nin Boğazları ve doğu sınırlarının korunması amacıyla taktik nükleer silahlar konuşlandırılmıştı” dedi. Baytok’un açıklamaları şöyle:</p>
<p><strong>İNCİRLİK’TE YOK</strong></p>
<p>TAKTİK nükleer silahlarda çifte anahtar sistemi vardır. ABD bu silahları Türkiye’ye nükleer başlıksız yolladı. Nükleer başlıklar ise ABD’nin elinde. Bu silahlar ancak NATO çerçevesinde anlaşılırsa kullanılabilecekti. 1970’li senelerde bu silahlar Türkiye’de vardı. Türkiye’dekiler  aslında konvansiyonel bombalardır. Başlık takılırsa nükleer silaha dönüşür. Bu bombalar Türkiye’de, İstanbul ve Karadeniz’deki askeri depolarda olmak üzere stoklanmıştır.<br />
Bu silahlar İncirlik’te yoktur. Bu silahlar 1970’lerde kullanılsaydı, İstanbul’a çok zarar verirdi. Ama bunların kullanılmasına ihtiyaç duyulmadı. Bu silahlar caydırıcı bir rol oynadı.</p>
<p><strong>STRATEJİK DEĞERİ KALMADI</strong></p>
<p>BU silahlar Türkiye’den gitmeli. Bu silahlar demodedir. Stratejik değeri kalmamıştır. Ama öbür taraftan Türkiye’nin ABD’nin nükleer şemsiyesi altında kalması önem taşır. Yoksa Türkiye hemen burnunun dibinde bu tür silahlara sahip olan ve yarın ne yapacağı belli olmayan İsrail ve İran’ın yanında çok zor durumda kalır. Bu silahlar kullanılabilir ama artık maksadı kalmadı. Rusya’dan Türkiye’ye nükleer saldırı beklemek çok hayaldir.</p>
<p><strong>YÜZE YAKIN VAR</strong></p>
<p>TÜRKİYE’de yaklaşık 100’e yakın silah var. 1987’de bu silahlaın 250 tanesinin Avrupa’da kaldırıldığı söylendi. Türkiye’den kaldırıldığıyla ilgili bir şey bilmiyorum. Bugün Avrupa’da bine yakın vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikhakkinda.com/haberler/nukleer-silahlar-istanbulda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

